15 Aralık 2012 Cumartesi

Matbaadan İnternete İletişim Teknolojilerinin Gelişimi



İletişim teknolojileri açısından atılan ilk büyük adım matbaanın bulunması olmuştur. Basım teknolojisinin gelişimi, yazılı basının yani gazetelerin ulusal ve uluslararası alanda önem kazanmasına yol açmıştır. İlk yıllarda basım işleri Almanların tekelinde kalmış, daha sonra hızla diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Daha sonra telgrafın ve mors alfabesinin bulunmasıyla birlikte mesafeler daha da kısalmıştır. Böylelikle bir yerden bir yere haber göndermek daha hızlı ve kolay olmuştur.

İletişim teknolojileri açısından atılan ilk büyük adım matbaanın bulunması olmuştur. Basım teknolojisinin gelişimi, yazılı basının yani gazetelerin ulusal ve uluslararası alanda önem kazanmasına yol açmıştır. İlk yıllarda basım işleri Almanların tekelinde kalmış, daha sonra hızla diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Daha sonra telgrafın ve mors alfabesinin bulunmasıyla birlikte mesafeler daha da kısalmıştır. Böylelikle bir yerden bir yere haber göndermek daha hızlı ve kolay olmuştur.
1876 yılında Graham Bell'in telefonu bulmasıyla sözlü iletişim önem kazanmıştır. Daha sonra 1920 yılında, ABD'de gerçek anlamda ilk radyo yayınlarının başlamasıyla sözlü iletişim kitleler arasında yaygınlık kazanmıştır. Radyonun bulunuşu, gazeteleri bir dönem sarsmışsa da, yazılı ve sözlü basın birbirinden bağımsız ama birbirini bütünler bir biçimde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Uzun yıllar boyunca kitle iletişim tekelini elinde bulunduran radyo, 1936 yılında İngiltere'de BBC tarafından gerçekleştirilen ilk televizyon yayınıyla birlikte belli oranda önemini yitirmiştir. Hem görsel, hem işitsel olması dolayısıyla televizyon, daha çok izleyici kitlesini kendisine çekmeyi başarmıştır. Televizyona gösterilen ilgi doğrultusunda gerçekleşen teknolojik gelişmeler çerçevesinde dünyanın bir ucundaki bir olay uydular aracılığıyla canlı olarak ekranlardan evlere konuk olmaya başlamıştır.
20. yüzyıla gelindiğinde ise bilgisayar teknolojisi yaşamımızın bir parçası olmaya başlamıştır. Gelişen bilgisayar teknolojisiyle birlikte internetin yaşamımıza girmesi, yepyeni bir iletişim çağını açmıştır. Bu teknoloji sayesinde dünyanın bir ucunda yaşanan olaylara anında ulaşmanın yanı sıra o olaylara interaktif bir biçimde katılmak da olanaklı hâle gelmiştir.
İnternetin kökeni
İnternetin kökeni, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı tarafından 1969 yılında olası bir savaşa karşı bütün bilgisayarları güvenilir bir ağ ile birbirine bağlamak için başlatılan çalışmaya dayanmaktadır. Bu dönemde Arpanet adlı bir ağ sistemi oluşturulmuştur. Bu bilgi ağı daha sonraları bilimsel ve akademik kullanıma açılmıştır. Daha sonraları bu çalışma yaygınlaştırılarak, tüm bilgisayar kullanıcılarının hizmetinde olan bir bilgisayar ağı olarak düzenlenmiştir. Bu ağ bilgiye ve hizmete ulaşmayı kolaylaştırdığından, zaman içinde tüm dünyada kullanılan ticari hizmet biçimini kazanmıştır. Daha sonra da medya sisteminden bireysel iletişime kadar tüm alanları etkisi altına almıştır.
Özellikle teknolojinin giderek ucuzlaması ve daha geniş kitlelere yayılması sonucu dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan milyonlarca insan, internette sürekli etkileşim hâlinde bulunarak, bilginin bir yerden başka bir yere anında taşınmasını sağlamaktadırlar. Sonuçta iletişim teknolojilerinin bu kadar hızlı gelişimi, her gün yeni bir ürünü veya hizmeti de beraberinde getirmektedir ve gelecekte de getirmeye devam edecektir.
Prof. Dr. Suat GEZGİN 

Kaynakça:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder